Sütçülüğün kutup yıldızı

Hayvancılığın üzerinde dolaşan kara bulutlara rağmen ULUOVA Süt Çanakkale’de sütçülüğün gurur abidesi olarak yükseliyor. ULUOVA, her şeye rağmen başarmanın, kalitenin ve hayvancılıkta çıkış yolu aramanın hikayesi… Dünyanın en iyi 10 süt çiftliğinden biri olma hedefiyle yola çıkan ULUOVA, Asya ve Avrupa’nın genetik değeri en yüksek işletmesi olarak kabul ediliyor.

2015 yılında sütçülük ütopyası olarak faaliyete başlayan ULUOVA’da hayvan refahı ve süt kalitesi AB standartlarının çok üzerinde. Kurucusu Mehmet Akif Hut ULUOVA’yı, “Çok güzel bir hikaye yazmaya başladık ve bu hikayenin daha giriş bölümündeyiz” diye anlatıyor.

Muhteşem doğası, endemik bitki örtüsü, bol oksijeni ve zengin su kaynakları ile yeryüzündeki cennetlerden biri kabul edilen Kaz Dağlarının eteklerinde dünyanın en kaliteli sütünü üreten çiftliklerden birini anlatmak istiyorum.

Hayvancılıkta ve sütçülükte ulusal güvenlik sorununa yol açacak boyutta büyük tükenişin yaşandığı bir dönemden geçiyor olmamız, bu çiftliğin hikayesini daha da anlamlı kılıyor. Girdilerdeki yüksek maliyet artışları ve sütün para etmemesi hayvansal üretimde büyük bir daralmaya yol açıyor.

Mazhar Alanson’un meşhur şarkısında dillendirdiği gibi, “Alınacak dersler var, sorulacak sorular” ancak her şeye rağmen “Benim hala umudum var.” Sütçülüğün üzerindeki kara bulutlara isyan etsem de bu ağır dramın bitmesi ve umudu canlı tutmak gerek. Bu zifiri karanlığı yenmek için “Güzel günler, bizi bekler” diye bize umut aşılayan hikayelere ihtiyacımız var.

Çanakkale Destanı ve Troya Efsanesine sahne olan topraklarda doğan ULUOVA’nın hikayesi bize tarıma dair düşler kurduracak nitelikte. Çanakkale Ezine’de 693 bin metrekare arazi üzerine kurulu, 57 bin 410 metrekare kapalı alanda faaliyet gösteren ULUOVA, süt üretimine 2015 yılı Haziran ayında başladı. 2019 yılı sonu itibariyle günlük süt üretimi 43 bin 360 litre, inek başına süt verimi 41 litrenin üzerinde.

HAYVANCILIKTA İDEALİZMİN ESERİ

Türkiye’nin sütçülük gururu ULUOVA’da şu anda 1.071’i sağmal olmak üzere 3.121 baş genomik süt sığırı bulunuyor. AB Onaylı Süt Çiftliği ULUOVA, İyi Tarım Uygulamaları ile üretim yapıyor. İşletme Hastalıktan Arilik ve TSE belgelerine sahip. Süt üreten işletmeler arasında TSE belgesine sahip ilk ve tek işletme olarak öne çıkıyor.

Türkiye süt hayvancılığının kutup yıldızı ULUOVA, hayvancılıkta idealizmin bir sonucu olarak ortaya çıkmış. Bu ütopyanın sırrı işletmenin kurucusu M. Akif Hut’un “Kalite ayrıntıda gizlidir” yaklaşımında saklı. Mükemmeli elde etmek için en küçük bir ayrıntı dahi atlanmadan çiftliğin her bir noktasındaki tüm detaylar için sarfedilmiş yoğun emek ve özveri bir çırpıda göze çarpıyor.

Hayvancılıkta bir ütopyayı gerçekleştiren ULUOVA Süt Yönetim Kurulu Başkanı M.Akif Hut’u yakından tanıyanlar için böylesi mükemmel bir işletme hiç de sürpriz değil. Tekstil ve inşaatın ardından hayvancılığa yaptığı yatırım ile farkını ortaya koyan M. Akif Hut, kılı kırk yaran, her bir detayın bütün içindeki önemini görebilen ancak ayrıntıda kaybolmayan kişiliğe sahip. Genel Müdür Mesut Buran ise işletmeyi yönetirken her işin içinde bizzat yer alıyor.

Dünyanın en iyi 10 süt çiftliğinden biri olma hedefiyle yola çıkan ULUOVA’da üretilen sütün kalitesi AB ve ABD standartlarının üzerinde. Örnek vermek gerekirse toplam canlı bakteri saysında AB standardı 100 bin iken ULUOVA’da üretilen sütteki canlı bakteri sayısı 6 bin civarında.

TÜRKİYE’NİN İLK GENETİK SÜRÜSÜ

ULUOVA’daki sürü Amerika’nın en iyi damızlık holstein işletmelerinden özel olarak seçildi. Genetik değer ortalaması 2.100 GTPI olan ULUOVA’nın sürüsü bu özelliğiyle sadece Türkiye’nin değil Asya ve Avrupa’nın da en yüksek genetiğine sahip işletmesi. Amerika’da da genetik hayvan sınırlı sayıda bulunduğundan burada oluşturulan genomik sürü üçer beşer baş Wisconsin, Idoha, Piladelphia gibi çeşitli eyaletlerden seçilerek alındı.

Konuyu daha iyi anlatabilmek için ULUOVA Süt Yönetim Kurulu Başkanı M. Akif Hut’un bu süreçte yaşadığı bir diyalogu kendi anlatımıyla paylaşak istiyorum. “Genetik düve almak için ABD’nin en iyi damızlık holstein işletmelerini geziyoruz. Bir çiftliğe gittik, uzun bir masanın bir tarafında işletme sahibi diğer tarafında biz oturuyoruz. İşletme sahibi konuşmaya kaba yemi nasıl tedarik ettiğimizi sorarak başladı.

Biz de şu kadar dönümde tarım yapıyoruz, yoncayı şuradan mısırı buradan alıyoruz diye anlattık. Amerikalı çiftlik sahibi bu sefer yemimizin protein değerini sordu. Biz de protein değerlerimizle ilgili bilgi vererek Türkiye’deki standartlardan bahsettik. Bu sefer, ‘Hayvanlar hangi kalitede su içecek?’ diye sordu. Bu sorular karşısında sinirlerimiyice bozulmaya başladı. Nihayetinde parasını verip hayvan alacaktık. ‘Bunları nerede yatıracaksınız?’ diye sorunca, ‘Ne diyor bu adam, biz kız almaya mı geldik!’ diye tepki verdim.

Amerikalı çiftlik sahibi mimiklerinden anlamış olacak ki, ‘Beni yanlış anladınız. Biz bu düveleri size satarız, siz de alıp götürürsünüz. Daha sonra, 40 litre süt veriyor diye sattı bunları, 30 litre süt veriyor, kandırdılar beni, dersiniz diye bunları soruyorum. Sattığımız öyle bir hayvandır ki besleme, bakım, barınak ve benzeri koşullarda her hangi bir eksiklik olursa beklediğiniz yüksek verimi alamazsınız. Bunların yatacağı yer, yiyeceği yem, içeceği su, dinlenme düzeni, gezme alanı, tırnak bakımı her şeyi mükemmel olmak zorunda. Birinde eksiklik olursa sıkıntı olur’ dedi.”

M. Akif Hut, Amerikalı çiftlik sahibi ile yaşadıkları bu diyalog üzerine mükemmel şekilde planladıkları çiftlik koşulları üzerine daha da titizlendiklerini dile getirdi.

GEBE DÜVELER KARANTİNA BÖLGESİNDEN GEÇİRİLDİ

ABD’nin dört bir yanından seçilen gebe düveler, Çanakkale’deki çiftliğe iki parti halinde özel gemilerle getirildi. İzmir limanına gemiyle gelen düveler buradan kamyonlarla nakledildi. Hayvanlar Türkiye’ye getirildiğinde yaşadığı zorlukları anlatan M. Akif Hut, “Bize çok çile çektirdiler, bunların başımıza geleceğini bilseydik bu işe hiç kalkışmazdık” diyerek, dönemin Tarım Bakanı ile arasında geçen diyalogu paylaştı:

“Gebe düveleri Amerika’dan getireceğimiz zaman dönemin Tarım Bakanı Mehdi Eker’e, ‘Sayın Bakan, ben Türkiye’ye çok özel genomik hayvanlar getireceğim. Ne olur bunları Çanakkale’de indirelim, kamyon sırtında gezdirmeyelim’ dedim.

Bakanı ikna edemedim, düveleri gemiden İzmir’de indirttiler. O zaman şap hastalığı nedeniyle İzmir karantinadaydı. Amerika’yı çiftlik çiftlik gezerek tek tek seçtiğimiz bu genomik hayvanları karantina bölgesinden geçirttiler. Yüreğimiz ağzımızda hayvanları Çanakkale’ye türlü sıkıntılarla getirdik.”

AVRUPA VE ASYA’NIN EN İYİ SÜT ÇİFTLİĞİ

İşletmede BM Gıda ve Tarım Örgütü FAO tarafından belirlenen İyi Süt Çiftliği Uygulamaları eksiksiz uygulanıyor. Hayvan sağlığı, süt hijyeni, besleme, hayvan refahı, çevre ve sosyo-ekonomik yönetim FAO’nun belirlediği standartların da üzerinde. ULUOVA’da hava, su ve yem kalitesine özel önem veriliyor.

Damızlık sığırcılık işletmelerinde genelde ağır gübre kokusu olurken bu çiftlikte rahatsız edici koku yok. Buradaki inekler, insanların içmek için bulamadığı pH’ı 6,9 olan yüksek kalitede içme suyu içiyorlar. Çiftliğin mutfağında günlük olarak titizlikle hazırlanan yemler günde üç kez taze olarak yemliklere servis edilmek suretiyle inekler besleniyor.

HAYVAN REFAHI EN ÜST DÜZEYDE

Hayvan refahı koşullarının en üst düzeyde olduğu ULUOVA’da bakım, besleme ve sağım başta olmak üzere tüm süreçlerde ineklerin mutluluğu esas alınıyor. Çiftlikte benzersiz hayvan refahı uygulamalarından bazılarına burada değinmezsek ULUOVA’yı eksik anlatmış oluruz. Normal iklimlendirmenin olduğu çiftliklerde bile sıcaklık stresinden dolayı yaz aylarında süt veriminde azalma olurken buradaki yüksek nitelikli iklimlendirme koşulları ve hassas yönetim anlayışı sayesinde ne yaz sıcaklarında ne de kış soğuklarında süt veriminde bir gram bile düşüş olmuyor.

M. Akif Hut, ULUOVA’da ineklerin mutluluğu için nasıl bir iklimlendirme yaptıklarını şöyle anlatıyor: “İnekler 20 derecenin üzeri sıcaklıkta strese giriyorlar. Bu nedenle süt ve döl verimleri düşüyor. Burada bunu önlemek için dünyadaki sisleme diye adlandırılan uygulamalardan farklı bir teknik geliştirdik. ULUOVA’da sprink (yağmurlama) sistemiyle hayvanları ıslatıyoruz daha sonra fanları çalıştırıyoruz. Sağımdan geldiklerinde serinleyen inekler için çok keyifli bir ortam sağlıyoruz ve böylece streslerini atıyorlar. Hayvan refahı bizim işletmemizde en üst seviyededir.”

Başarıyı detaylara önem vererek yakaladıklarını anlatan M. Akif Hut, bir başka teknik konunun kendi imalatları olan su yalakları olduğunu dile getirdi. Hayvancılık işletmelerinin çoğunda kullanılan yalaklar su sızdırıyor. Islak zeminler ise hayvan refahını olumsuz etkiliyor. ULUOVA’da kullanılan yalakların içerisindeki şamadıraların dünyadaki en sızdırmazı olduğunu söyleyen M. Akif Hut, “Bu şamandıraları kalite zincirinin bütün halkalarını mükemmel yapabilmek için Avustralya’dan özel olarak getirdik” diyor.

İNEK ERGONOMİSİNE GÖRE TASARLANDI

ULUOVA’daki uygulamalarda işe, insana ve hayvana bakıştaki inceliği görmeniz mümkün. ULUOVA’yı benzersiz kılan detaylardan biri de burada kullanılan hayvan durakları. Buradaki durak demirlerini dünyadaki hiçbir çiftlikte göremezsiniz.

Çiftliğin kurucusu M. Akif Hut, kuruluş aşamasında yaptığı araştırmalarda ve çiftlik gezilerinde tüm dünyada hayvan refahını olumsuz etkileyen bir problemi fark ediyor. Bu problemin kendi çiftliğinde yaşanmasını istemeyen M. Akif Hut’un çözüm yaklaşımı kendi anlatımıyla şöyle oluyor:

“Çiftliği kurmadan önce gezdiğimiz hayvancılık işletmelerinde durak demirlerinin ineklere rahatsızlık verdiğini, bu nedenle ineklerin basenlerinin aşınmış olduğunu gördük. Bu durumun durakların inek ergonomisine uygun olmamasından kaynaklandığını fark ettik. Hayvan refahı bizim için her şeyden önce geliyor. Dünyada kullanılan standart durak demirleri ile refah koşullarının sağlanamayacağını anladık ve çiftliğimiz için kendimiz özel olarak tasarlamaya karar verdik. İnek ergonomisini dikkate alarak tasarladığımız duraklar sayesinde ineklerimiz dünyadaki diğer ineklerin sahip olamadığı bir konforu yaşıyorlar.”

“YATAKLARDA İNEKLERDEN ÖNCE BİZ YATTIK”

Burada üretilen yüksek kaliteli sütün ardında çok büyük emek ve özveri var. Bunu daha iyi anlatmak için Genel Müdür Mesut Buran’ın inekler için yatak seçimini nasıl yaptıklarına dair anekdotunu sizinle paylaşmak istiyorum: “Firmaların numune olarak gönderdiği inek yataklarının her birinin üzerinde önce kendimiz yattık.

Kendimizi adeta ineğin yerine koyduk. İnekler ile empati kurmaya çalışarak, ‘Ben inek olsam nasıl bir yatakta yatmak isterdim’ sorusuna cevap arayarak yatak seçimi yaptık.”

İnek yatakları o kadar rahat ki, serbest gezinme alanları açık olmasına rağmen inekler bahçeye çıkmayıp yataklarında yatarak geviş getirmeyi tercih ediyorlar. M. Akif Hut, yatakların rahatlığıyla ilgili şu anısını anlattı: “Hayvanları ilk getirdiğimiz zaman içeriye girdiler. Uzun yoldan gemiyle geldikleri için haliyle çok yorgundular ve hemen uykuya daldılar. Bir müddet sonra dilleri dışarıda sırt üstü yatınca ölüyorlar korkusuyla hemen veteriner hekimi çağırdım. Veteriner geldi, steteskopla muayene ettikten sonra bana dönüp, ‘Hayvanlar gayet iyi, çok yorgun olan hayvanlar yatakları çok rahat buldukları için böyle kendinden geçmişcesine keyifli yatıyorlar’ dedi.”

ULUOVA’da başarı, her bir detayın üzerinde hassasiyetle durulmasından kaynaklanıyor. Türkiye’de süt verimi en yüksek çiftlik olan ULUOVA’da inekler günde üç defa sağılıyor. Sağımhane 7 farklı ülkenin bu alandaki ileri teknolojisi bir araya getirilerek oluşturuldu. Dünyada bir benzeri daha olmayan sağımhanenin uygulaması ULUOVA ekibi tarafından yapıldı.

İşletmenin sağımhanesinde inovasyon ödüllü sağım başlıkları kullanılıyor. Bu başlık memede sağımın bittiğini hissederek kendisi memeyi otomatik olarak bırakıyor. Bir memeden bir sağımda yaklaşık 3,5 litre süt alındığı için meme ucu açılıyor. Sağımdan sonra meme ucunun açık kalması başta mastitis olmak üzere birçok hastalığa yol açabiliyor. Kullanılan sağım başlığı memeyi bırakırken meme ucunu ilaçla kendisi kapatıyor. Sağım başlığı meme ucunu ilaçlayıp memeyi bıraktıktan sonra kendisini otomatik olarak yıkıyor.

SAYILARLA ULUOVA SÜT

Parametreler Birim Ortalama Değer 
Toplam alan m2 693.263
Kapalı alan m2 57.410
Personel sayısı kişi 89
Sağmal hayvan baş 1.071
Toplam sığır baş 3.121
Süt üretimi (Gün) litre 43.360
Süt üretimi (Yıl) litre 15.695.000
Ortalama süt verimi lt/baş 41
Yem tüketimi (Gün) kg 75.000
Yem tüketimi (Yıl) kg 27.375.000
Su tüketimi (Gün) litre 150.000
Su tüketimi (Yıl) litre 54.750.000

5 YILDIZLI OTEL KONFORU

blankÖzel olarak seçilen 89 kişilik ekip burada ineklerin mutluluğu için çalışıyor. ULUOVA’da çalışanların mutluluğu için ise çiftlik içerisinde 5 yıldızlı otel standartlarında dinlenme (sauna, hamam, fitness) yeme-içme, oyun, kütüphane, toplantı ve sinema salonları ve daha birçok aktivite alanını içeren idari ve sosyal tesis bulunuyor.

Hayvanlara sağlanan yüksek refah koşulları çalışanlar için de en ince detayına kadar düşünülmüş. Sektörde yaygın olan kötü çalışma koşullarının hiçbiri ULUOVA’da bulunmuyor. Beş yıldızlı otel çalışanları bile çalıştıkları otelin imkanlarından yararlanamazken bu çiftlikte çalışanlara beş yıldızlı yeme-içme, dinlenme ve sosyal imkanlar sunuluyor.

Çiftliğin idari ve sosyal tesisindeki yemekhane lüks restoranları aratmayacak mimari tasarıma, ergonomiye ve konfora sahip. Kahve makinesinden mutfak ekipmanlarına hiçbir şeyde kaliteden ödün verilmemiş. Sunulan yiyecek ve içecekler ise oldukça lezzetli.

Çiftlik çalışanlarının iş kıyafetleri günlük olarak yıkanıp ütüleniyor. Üç öğün yemek, ara öğünler ve molalarda istedikleri gibi çay kahve imkanı var. Birçok şirkette bu tür sosyal imkanlar sadece beyaz yakalılara sunulurken buradaki konfordan beyaz ve mavi yakalılar eşit şekilde yararlanıyor. Hatta sauna ve fin hamamı gibi bazı imkanlardan yararlanma konusunda mavi yakalılara pozitif ayırımcılık yapılıyor.

ÇALIŞANLARIN MUTLULUĞU ESAS ALINIYOR

blankULUOVA’yı farklı zamanlarda ziyaret ettim. Son gittiğimde idari ve sosyal binadaki 5 yıldızlı oteli aratmayan misafirhanesinde konakladım, yemekhanesinde yemek yedim, sosyal alanlarında vakit geçirdim, çalışanlarıyla sohbet ettim. Gözlemlediğim kadarıyla buradaki yüksek standartlara alışan çalışanların başka bir hayvancılık işletmesinde çalışmaları çok zor.

Çalışanlara sağlanan imkanlardan biri de lojman. Stüdyo daireden 3+1’e 11 konut bulunuyor. Lojmanların yerden ısıtması, duşu, mutfağı, kahve makinası, mutfak eşyaları, mobilyası, yatağı, bir evde lazım olan her imkanı içinde var. ULUOVA çalışanlarına ayrıcalıklı oldukları her aşamada hissettiriliyor.Personelin sosyal hayatını dışarıda dilediği gibi yaşaması için de lojmanlar çiftliğin dışında yapılmış.

M. Akif Hut’a, ULUOVA’da çalışanlar için başka hayvancılık işletmelerinde görmeye pek alışık olmadığımız böylesine yüksek standartları neden sağladıklarını sordum. Hayvancılık sektöründeki kötü çalışma koşullarının personelin işe ve işletmeye bağlılığını olumsuz etkilediğini gördüğü için çalışanların mutluluğunu esas aldıklarını belirten M. Akif Hut şunları söyledi: “Süt işletmelerinde alışılagelmiş tutum ve davranışları yıkarak aidiyet duygusunun oluşturulması gerekiyor.

Bunu yapıyormuş gibi değil adamakıllı yapmak lazım. Amerika’da bir çoban iyi para alıyor ve iyi bir hayat yaşıyor, Türkiye’de çiftliklerde çalışanlara da bu şansı vermek gerekiyor. Kazancı ve refahı çalışanlarla paylaştığınızda onlar da sizin sorumluluğunuzu paylaşıyor. Böylece aidiyet duygusu oluşuyor ve sistem adamakıllı işliyor.”

YEMDEN SÜTE HER ŞEY ÖLÇÜLÜYOR

ULUOVA’daki laboratuvar cihazları; DairyOne (ABD), Valacta (Kanada), NML (İngiltere), LKV Schleswig (Almanya), Qlip (Hollanda), Lier (Belçika) ve Eurofins (Danimarka) gibi dünyadaki en iyi süt kuruluşları tarafından kullanılıyor.

Çiftlikteki laboratuvarın bir benzeri Türkiye’de hiçbir hayvancılık işletmesinde bulunmuyor. ULUOVA’nın laboratuvarı ile de dünyanın en iyi 10 süt çiftliğinden biri olma yolunda kararlı olduğunu görmek mümkün.

Sütün tüm parametrelerini kendilerinin ölçtüğünü anlatan Genel Müdür Mesut Buran, “Yüksek kapasiteli cihazlar ile saatte 200 numuneye bakabiliyoruz. Laboratuvar sayesinde süt kalitesine ilişkin tüm parametreleri inek bazında ölçüp takip edebiliyoruz” diyor.

Yönetim Kurulu Başkanı M. Akif Hut, ULUOVA’nın kalite politikasını, “Doğal, katkısız ve sağlıklı süt üretmek için tesislerimizde en son teknolojileri kullanıyoruz. Hayvan refahı, sağlık ve hijyen koşullarından asla ödün vermeden dürüstçe üretim yapıyoruz” diye açıklıyor.

Bu yaklaşımın sonucu olarak kurulan son teknoloji laboratuvarda başta yem ve su olmak üzere tüm girdiler titizlikle analiz edilerek kalite testini başarıyla geçenler çiftliğe kabul ediliyor ve ineklere veriliyor. Her bir ineğin süt verimi ve kalitesi bireysel ve anlık ölçülerek kayıt altına alınıyor.

ÇİĞ SÜT KALİTESİ VERİLERİ (Kasım 2019)

Parametreler Birim Ortalama Değer 
Yağ % 3,62
Protein % 3,18
Toplam kuru madde % 12,41
Kazein % 2,4
Laktoz % 4,92
Üre mg/dL 24,07
Donma noktası °C -0,521
pH değeri pH 6,75
Toplam canlı bakteri kob/mL 6.051
Somatik hücre sayısı adet/mL 260.902

“DOĞRU ÜRÜNÜ OLMASI GEREKEN FİYATA ALIYORUZ”

Hayvanı, sürüyü ve çiftliği koruyup geliştirmenin tek yolunun tüm aşamalarda daima ölçmekten geçtiğini dile getiren M.Akif Hut, yaşadığı bir anısını bizimle paylaştı:

“2015 yılı Mayıs ayında, hayvanlarımızın ilk partisinin çiftliğe gelmesiyle kesif yem ve yem katkıları almaya başladık. Kesif yem, kaba yem, yem katkıları her ne gelmişse çiftlik girişinde protokolüne uygun olarak örnekleri alınıp laboratuvara gönderildi. Analiz sonuçlarında yemlerin içi boş çıktı. Ne kadar enerjisi olmayan yalandan yem varsa yükleyip göndermişler. Gelen yemleri ve yem katkılarını laboratuvar analizleri sonucunda iade ettik. Laboratuvar karanlıkta önümüzü aydınlatan bir fener oldu adeta.”

Laboratuvarın çiftliğin cankurtaranı ve para kurtaranı olduğunu kaydeden M. Akif Hut, şu değerlendirmede bulundu: “Laboratuvarımız sayesinde ne yaptığımızı biliyoruz ve doğru ürünü olması gereken fiyata alıyoruz. Besleyici görünümlü enerjisiz sahte yemlere para ödemeyerek elde ettiğimiz kazanç ile laboratuvar cihazlarımızın maliyetini şimdiden karşılamış olduk.”

Genel Müdür Buran, laboratuvar sayesinde sürü sağlığını yakından takip ettiklerini söyleyerek şöyle konuştu: “Tüm hayvanların bireysel olarak sütünü, kanını, idrarını, yedikleri yemi, içtikleri suyu ölçüyoruz. Bu şekilde koruyucu veteriner hekimlik ile sürü sağlığını yakından takip ediyoruz.”

DOĞRU TERCİHLER BAŞARIYI GETİRDİ

Kaliteden asla taviz vermediklerini dile getiren M. Akif Hut, “Kalitesinden kuşku duyduğumuz ürünleri bizzat kendimiz ürettik. Mesela sağımhane, hayvan yataklarında ayraç vazifesi gören durak demirleri, iklimlendirme metodolojisi, tırnak bakım travayı ve daha birçok alanda piyasada satılan ürünleri kullanmadık. ULUOVA’da ikinci sınıf bir ürün, öylesine yapılan bir iş ve hatır için alınmış bir iğne dahi bulamazsınız” diyor.

Her gün 43 tonun üzerinde yüksek kaliteli süt üretilen ULUOVA’da kalite yönetimi ve sürdürülebilirlik ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemine göre sağlanıyor. Yönetim Kurulu Başkanı M. Akif Hut, Türkiye’de hayvancılıktaki başarısızlığın başlıca sebebinin gidişattaki yanlışı yakalamada ve normale dönüşte yaşanan gecikmeler olduğunu dile getirerek, “Süt krizlerinin dalga dalga çiftlikleri savurduğu günümüzde ULUOVA olarak dalgaları yara yara yolumuza devam ediyoruz” dedi.

SÜRÜ, YEM VE SÜREÇ YÖNETİMİNDE BENZERSİZ

blankTedarik zincirinde ve üretim süreçlerinde kaliteyi esas alan ULUOVA, en iyi sütü ve damızlık hayvanı üretmek için çalışıyor. Tüm iş süreçlerinin (besleme, üreme, süt üretimi vb.) yönetimi ve raporlamaları için konusunda lider yazılım şirketi SAP ile 9 aydır ortak bir çalışma yürütülüyor. Dünyada SAP ile yönetilen bir çiftlik modeli olmadığı için bunu geliştirmek zorunda kalmışlar.

Dünyada ilk kez bir süt çiftliğinde SCR (Sürü Yönetimi) ve DTM (Yem Yönetimi) ile entegre çalışan bir SAP sistemi geliştiriliyor. Genel Müdür Buran, “Türkiye’de her hangi bir çiftlikte bizdeki yönetim modelini göremezsiniz” diyor.

HEDEF, YÜKSEK KALİTELİ SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİ TÜKETİCİYLE BULUŞTURMAK

ULUOVA’nın hayvancılıkla ilgili yatırımının büyük kısmı bitti. Bundan sonraki süreçte süt ürünleri üretimiyle ilgili çeşitli kuruluşlarla işbirliği yapılarak bir Ar-Ge çiftliği ve mandırası olarak pazarda yer almak için çalışılıyor. Bu amaçla ilk etapta TÜBİTAK ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile işbirliği yapılıyor.

Başlangıçta kaliteli çiğ süt üretip bunu endüstriye sunmak için yola çıkan ULUOVA, şimdi de bu kaliteyi tüketiciyle buluşturmak için süt işleme tesisi yatırımına başladı. Peki, ne oldu da hayvancılık yapıp sadece çiğ süt üretmek isteyen firma, süt ürünleri üretimi için fabrika yatırımı yapmaya karar verdi? Bu soruyu Yönetim Kurulu Başkanı M. Akif Hut’a sorduğumda, “Zararına çiğ süt satıyoruz, endüstri ürettiğimiz kaliteli süte hak ettiği değeri vermiyor. Sütümüzün kalitesini doğrudan tüketiciye anlatmanın daha kolay olacağını düşünüyoruz” diye cevap verdi.

M. Akif Hut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin en değerli sütünü üretiyoruz. Türkiye’de bulunmayan özellikte süt ve süt ürünleri üretmek için Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Amacımız bugüne kadar tüketiciye hiç sunulmamış nitelikte özel ürünler sunmak. Bunu muteber akreditasyonlarla sağlamak istiyoruz.”

SÜT UHT TEKNİĞİ İLE MUMYALANIYOR”

Yönetim Kurulu Başkanı M. Akif Hut ve Genel Müdür Mesut Buran

“Sütümüz gururumuzdur” diyen M. Akif Hut, endüstrisinin sadece üreticiye değil tüketiciye karşı dürüst olmadığını savunarak şöyle konuştu: “Süt sanayicileri annesini arayan buzağı, aşık olan inek reklamlarıyla insanları kandırarak ve algı oluşturarak ürünlerini pazarlamaya çalışıyorlar. Sütteki zararlı bakterileri yok etmek için içindeki organik maddeyi 140 derece yüksek sıcaklıkta öldürüyorlar. Süt UHT tekniğiyle adeta mumyalanıyor fakat tüketici sütün öldüğünü bilmiyor, sütü canlı zannediyor. UHT süt satanlar tüketiciyi bence yanıltıyorlar.”

Genel Müdür Mesut Buran ise, dünya bu teknolojiden vazgeçerken, ülkemizde ise hayvancılığın zoonoz hastalıklara teslim olmuş olmasının bir sonucu olarak UHT teknolojisinin çok yaygın olduğunu dile getirdi. Buran’ın bu konudaki tespiti oldukça ilginç:

“Hayvandan insana geçen zoonoz hastalıkların olduğu işletmeler var. İlgili mevzuata göre bir çiftlikte brusella ve tüberküloz çıkarsa bu çiftlik karantinaya alınır, hayvan giriş ve çıkışına izin verilmez, hayvanlar muayene edilir ve hastalık tespit edilenler kesime sevk edilir. Hasta hayvanların etinden kavurma yapılır. Bu işlem de yetkilendirilmiş belirli et işleme tesislerinde yapılır.

Ancak hasta hayvanların sütünün satışı ile ilgili bir kısıtlama bulunmuyor. Bu sütlerle genelde UHT içme sütü yapılıyor. İçinde insana geçebilecek tüberküloz ve brusella mikropları bulunan sütün sadece UHT teknolojisiyle işlenmesine ve UHT olarak satılmasına izin veriliyor. Ürün ambalajında ise insana geçebilecek brusella ve tüberküloz hastalığı olan ineklerin sütünden üretildiği belirtilmiyor. UHT teknolojisiyle bu mikropların etkisiz hale getirildiği yazılmıyor. Yüksek ısıl işlem ile faydalı bakteriler yok ediliyor. O zaman canlılığını kaybetmiş bu ürüne süt denebilir mi?

Süt, et, sebze, meyve hepsi canlı. Hepsini aynı anda rafa koyalım ve 6 ay sonra yiyelim. Su bile (ozon olmazsa) rafta bu kadar süre kalamaz. Bu ülkenin gıda kodeksine bakan yetkililerin halk sağlığını dikkate alan ciddi görevler bekliyor.”

ÜRETİM TAMAM, SIRA İŞLEMEDE

Damızlık süt sığırıcılığı yatırımını tamamlayan ULUOVA’da 3 bin 121 baş sığır var. Bin 71 baş sağmal hayvandan günde 43 bin 360 litre süt sağılıyor. Hayvan başına süt verim ortalaması 41 litre, üretilen sütün yağ, protein gibi içerik değerleri AB standartlarının çok üzerinde. Türkiye’de burada üretilen sütten daha iyi değerlere sahip süt bulunmuyor. Ancak kalitenin endüstride karşılığı yok ve devlet de kaliteyi yeterince desteklemiyor.

Ürettiği sütü tüketici ile buluşturmak için kolları sıvayan ULUOVA, mandıra yatırımını tamamlayıp süt ürünleri ile tüketicinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. M. Akif Hut’un ifadesiyle, ULUOVA hikayesinin giriş bölümünü hayvancılık, gelişme bölümünü mandıra yatırımı oluştururken, sonuç bölümünü tüketici memnuniyeti taçlandıracak. Hikayenin devamını yine burada anlatmak dileğiyle.

Paylaş

>> Süt Dünyası

blank
2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Ayrıca kontrol et

Üreticiye yerel nefes: Halk Süt

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ülke gündemine gelen “Halk Süt” ilk olarak 2018 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.